Aslında akvaryumda ki kuş ismi dünyadaki bir çok şeyi kapsıyor bence. Ne kadar özgür gözüksede aslında bir o kadar da sıkışmış ve kapalı bir kavanozun içinde yaşamaya devam eden bir çok insan,hayvan hatta bitkilerin olduğu bir yaşantının çoğaldığı bir çağdayız.

Bu çağda insanlarda ki merhamet duygusunun azalması mı denir yoksa vicdansızlığın artması mı denir bilemiyorum bunun çoğalmasıyla oluşan korkunç bir döngünün içerisine girdiğimizi her gün bir hatta binlerce örnekle haberlerde veya haberlerde görmediğimiz ama sosyal medyada duyulan bu caniliğin maalesef arttığı bir dönemdeyiz. Her gün başka bir kadının veya erkeğin veya bir hayvanın şiddetle öldürülmesine şahit olduğumuz bu yıllarda maalesef ki alınan önlemler pek işe yaramıyor.

Gerçek şu ki bu konuda ilk yapılması gereken; insana karşı şiddet konusunda toplumda bilinç geliştirilmesidir. Bu bilinç her şeyden önce daha çok şiddet gören taraf olarak bildiğimiz kadının birey olduğunun kabulünü sağlayarak, toplumdaki zihniyeti değiştirici şekilde olması gerekmektedir. Kadına karşı şiddetle mücadele toplumsal düzeyde ortak ve kararlı bir şekilde yürütülmeli, kadına karşı şiddeti doğuran ve devamlı hale getiren olumsuz tutum ve davranışları ortadan kaldırmak için sosyal farkındalık oluşturularak, toplumdaki bireylerin kadına karşı bakış açısında olumlu değişimlere sebebiyet verecek düzenlemeler yapılmalıdır.

En büyük amacımız bir canın daha kurtulması ve zarar görmemesi,yardıma ihtiyaç duyan herkesin sesini duymak,yardım etmek ve kadına karşı şiddet eylemlerinin önüne geçebilmek için toplumsal düzeyde hareket edilmesi gerekmektedir.

Devlet bu konuda gerekli önlemleri alırken öncelikle şiddeti önleme ve şiddet mağdurunu koruma, sonrasında şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik mevzuatta gerekli düzenlemeleri yaparak ve uygulamadaki eksiklikleri tamamlayarak şiddet uygulayana karşı caydırıcı önlemler almalıdır. 5393 sayılı belediye kanuna göre;nüfusu 100.000 üzerinde ve büyük şehir belediyelerinde kadınlar ve çocuklar için koruma evleri bulunur.

Her birey için nüfusu bakılmaksızın,tüm Türkiye genelinde bu tarz korunma evlerinin açılması için gerekli mevzuat değişikliği yapılmalıdır.Zarar veren ve vermeye yeltenen herkesi cezasını çekmesini sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.

Sesim sesin olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir